Kulak hastalıkları, insanların yaşam kalitesini doğrudan etkileyen önemli bir sağlık meselesidir. İşitme ve denge sistemimizin merkezinde yer alan kulaklar, vücudumuzun hayati öneme sahip organlarındandır. Bu yazımızda sizlere kulak sağlığıyla ilgili en yaygın sorunların nedenlerini ve belirtilerini ayrıntılı bir biçimde anlatmayı amaçladık. Bu bilgilerin farkında olmak, erken teşhis ve tedavi imkanlarını artıracaktır.
Kulak Nedir? Kulağın Görevleri
Kulak, vücudumuzun denge ve işitme duyusunu sağlayan karmaşık bir yapıya sahiptir. Üç bölümden oluşan kulak sistemimizin her bir kısmı seslerin beynimize ulaşmasında önemli görevler üstlenir. Dış kulak dalgalı sesleri bir araya toplarken, orta kulak bunları güçlendirir ve sese dönüştürür. İç kulak ise elektriksel sinyallere çevirir. Ses dalgaları bu aşamalardan geçerek işitme merkezimiz olan beyne iletilir. Böylece duyduğumuz her ses ve tınıyı algılayabilmekteyiz.
Dış Kulak Hastalıkları
Otitis Eksterna (Dış Kulak İltihabı)
Bakteri veya mantar enfeksiyonu sonucunda dış kulak yolunda meydana gelir. Nemli çevreler, kirli suyla temas ve yanlış kulak bakımı başlıca nedenler arasındadır. Kalp gibi atan kulak ağrısı, kaşıntı, kulakta şişlik hissi ve akıntı semptomları görülür. Yaz ayları boyunca havuz suları ve denizde yüzmek sıklıkla bu sorunla karşılaşmaya neden olur. Tedavi edilmeden bırakıldığında kronik hale dönüşebilir.
Kulak Kiri Tıkanıklığı
Kulak zarında üretilen serumen adı verilen sıvı, kulak kanalını ve kulak zarını mikroplardan korumak için önemli bir role sahiptir. Ancak zamanla biriken serumen, kulağın doğal yapısını bozarak tıkanıklığa neden olabilir. Aşırı kulak yıkama alışkanlığı da serumen birikimini artırır. Tıkanıklık hissiyle birlikte işitmede azalma ve bazen dengesizlik şikayetleri ortaya çıkabilir. Uzman doktor kontrolünde yapılacak temizlikle sorun çözüme kavuşturulabilir. Ancak evde yapılacak müdahaleler sonucunda kulak zarının hasar görme ihtimali yüksektir.
Otomikoz (Kulak Mantarı)
Sıcak ve nemli iklim koşullarının hâkim olduğu bölgelerde sık rastlanan bir kulak hastalığıdır. Aspergillus ve Candida cinsi mantar türleri en yaygın sebep unsurudur. Şiddetli kaşıntı hissi, beyaz ya da siyah renkli akıntı, kulakta şişlik hissi belirtiler arasındadır. Uzun süren antibiyotik kullanımı ve diyabet hastalığının olması risk faktörüdür. Antifungal damla uygulaması ve düzenli kulak temizliği ile tedavi edilebilir. Tekrar tehlikesi yüksektir.
Orta Kulak Hastalıkları
Akut Otitis Media
Orta kulak iltihaplanması çocuklarda sıkça karşılaşılır. Genellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarından sonra ortaya çıkma eğilimindedir. Bakteriler solunum yollarından geçerek östaki borusundan orta kulağa sızar ve iltihaplanmaya yol açarlar. Aniden başlayan kulak ağrısı, yüksek ateş, dalgın his ve işitme kaybı bu hastalığın tipik belirtilerindendir. Erken teşhis ve uygun antibiyotik tedavisiyle komplikasyon riski en aza indirgenebilir. Bebeklerde bu durum nadiren yoğun ağlama krizleri şeklinde kendini belli edebilmektedir.
Kronik Otitis Media
Tedavi edilmemiş veya sık olarak tekrarlayan akut otitis media zaman içinde kronik bir hale gelebilir. Kulak zarında kalıcı delikler oluşabilir ve işitme kaybı gelişebilir. Ara ara kulak akıntısı, azalan işitme ve kötü koku tipik belirtiler arasındadır. Çok ileri safhalarda cerrahi tedavi gerekebilir. İhmal edilirse ciddi komplikasyonlara yol açma riski vardır bu nedenle düzenli kontroller son derece önemlidir. Yaşam kalitesi önemli ölçüde etkilenir.
Kolesteatom
Orta kulakta bulunan dokunun beklenmedik büyümesi sonucu ortaya çıkan ciddi bir hastalıktır. Çevresel dokulara verdiği zarar nedeniyle tehlikeli sonuçlara yol açabilir. Kötü kokulu kulak sızıntısı ve ilerleyen işitme kaybı en belirgin belirtiler arasındadır. Tedavi edilmezse yüz felci, denge bozukluğu ve beyin komplikasyonları gelişebilir. Mutlaka cerrahi müdahale gerekir, erken teşhis hayat kurtarıcıdır. Tekrar etme riski vardır.
Efüzyonlu Otitis Media
Orta kulakta enfeksiyon belirtisi olmadan sıvı birikimi durumu çocuklarda sık rastlanan bir sorundur ve belirti göstermeyebilir. En belirgin bulgu sessiz ilerleyen işitme kaybıdır. Çocuklar söylenenleri tekrar etme eğilimindedir, televizyon sesini yükseltir ve derste konsantrasyonda zorluk yaşayabilir. Tedavi edilmezse okul başarısızı ve konuşma problemleri ortaya çıkabilir. Takibin önemi büyüktür, gerekirse ventilasyon tüpü takılır. Alerjik eğilimli çocuklarda daha sık rastlanır.
İç Kulak Hastalıkları
Meniere hastalığı, iç kulakta endolenf sıvısının ani yükselmesiyle ortaya çıkan kronik bir rahatsızlıktır. Merkezi belirtileri vertigo nöbetleri, işitme kaybı, kulak çınlaması ve kulağa ağırlık hissidir. Ataklar yirmi dakika ile yirmi dört saat arasında değişen sürelerde devam edebilir. Stres, aşırı tuz tüketimi ve kafein alımı nöbetleri tetikleyebilir. Hastalığın idaresinde tuz kısıtlaması ve ilaç kürleri uygulanırken, şiddetli vakalarda cerrahi yöntemlere de başvurulabilir. Ancak hayat kalitesi ciddi şekilde olumsuz etkilenmektedir.
Vertigo
İç kulak kökenli baş dönmesi hastaların yaşam kalitesini oldukça olumsuz etkileyen karmaşık bir durumdur. En sık görülen vertigo sebepleri arasında BPPV, vestibüler nörit ve labirentit bulunmaktadır. BPPV’de ani baş hareketleriyle birlikte şiddetli dönme hissi ortaya çıkarken, bulantı ve kusma eşlik edebilmektedir. Hastalara manevra tedavileri, vestibüler rehabilitasyon egzersizleri ve gerekirse ilaç tedavisi uygulanmaktadır. Yaşlı hastalarda düşme riski nedeniyle daha da dikkatli olunmalıdır. Günlük yaşam aktiviteleri zaman zaman kısıtlanabilmektedir.
Ani İşitme Kaybı
Yetmiş iki saat içinde ani gelişen duyu kaybı, acil tedavi gerektiren ciddi bir sorundur. Çoğunlukla sadece bir kulağı etkileyen bu durum, kulak çınlaması ve denge sorunları ile kendini gösterir. Hızlı müdahale şarttır, ilk kırk sekiz saat içinde steroid tedavisine başlanmalıdır. Geç kalındığında kalıcı işitme kaybı riski artar. Kulak burun boğaz uzmanının derhal muayenesi ve işitme testleri yapılmalı, tetikleyici faktörler araştırılmalıdır. Stres önemli bir tetikleyicidir.
Kulak Hastalıklarının Nedenleri
Kulak hastalıkları için en temel sebep mikroplardır; bakteri ve virüs gibi küçük canlılar özellikle üst solunum yolu hastalıklarından sonra kulak problemlerine yol açmaktadır. Vücudun yapısı, çevresel faktörler yani yüksek gürültü ve nem, travmatik olaylar, diyabet ve yüksek tansiyon gibi sistemik rahatsızlıklar, zararlı ilaçlar, ileri yaş ile birlikte artan risk, genetik faktörler diğer önemli nedenler arasındadır. Tehlike unsurlarını bilmek korunmada oldukça önemlidir. Sigara içmek riski artırır.
Kulak Hastalıkları Belirtileri
Kulak ağrısı bazen zonklama, bazen de batma şeklinde olabilir ve genellikle gece saatlerinde artış gösterir. İşitme yeteneğindeki azalma aniden ya da yavaş yavaş meydana gelebilir. Kulak çınlaması yani tinnitus son derece rahatsız edicidir. Kulak sızıntısı bazen berrak, bazen kanlı bazen de iltihaplı görünüm alabilir. Baş dönmesi, kulakta şişkinlik hissi, kaşıntı, ateş ve denge bozukluğu diğer önemli belirtiler arasındadır. Erken teşhis tedavi başarısını önemli ölçüde etkiler.
Korunma Yöntemleri
Kulak çubukları kullanmayın, çünkü kulak kendi kendini temizleyebilen bir organdır. Yüzmeden sonra yumuşak bir havluyla kulaklarınızı dikkatlice kurutun. Seksen beş desibelin üstündeki gürültülü ortamlarda mutlaka kulak koruyucu takın. Üst solunum yolu enfeksiyonlarını asla hafife almayın. Sigaradan uzak durun ve pasif içiciliğe karşı korunun. Risk grubundaysanız yıllık işitme testine göz atın. Ellerinizi sık sık yıkayın.